|
Kategori: Manşetler, ZiraiEklenme Tarihi: Eyl 2nd, 2010Ekleyen: admin Osmanlı saray mutfağı araştırmacısı, Türk Mutfağı ve Edirne’den Yemek Kültürü adlı kitabın yazarı Müşerref Gizerler, güllacın Osmanlının kuruluş yıllarından itibaren Osmanlı mutfağında yer almaya başladığını söyledi. GÜLLAÇIN PÜF NOKTASI
Final Pastahaneleri sahibi Özcan Taylan da, güllacın ramazan sofralarında ayrı bir yeri olduğunu belirtti. Taylan, güllacın hafif bir tatlı olması nedeniyle ramazanda tercih edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu: ”Güllaç hafif olması nedeniyle orucun ardından duyulan şeker ihtiyacını karşılaması ve rahatsız etmemesiyle ramazan ayında en çok tercih edilen tatlılardandır. Un, nişasta ve sudan yapılması nedeniyle katkı maddesi olmaması da sağlıklı oluşunu gösterir. Narla süslediğimiz (ramazanın güllüsü) vitrinlerdeki yerini aldı.” Taylan, güllacın kilogram fiyatının içindeki malzemeye bağlı 15 – 18 YTL arasında değiştiğini kaydetti. GÜLLAÇ TARİFLERİ Klasik Güllaç: Bademli Güllaç: Hazırlanışı: Şeker sütte tamamen çözülünceye kadar kaynatılır. Süt ılıklaşınca yapraklar ortadan kırılarak tek tek servis kabına konulup sütle ıslatılır. Her katın arasına file badem serpilir. Kalan şekerli süt güllacın üzerine dökülür. En az dört saat bekletildikten sonra üzeri nar ve fıstıkla süslenip servis edilir. Lorlu Güllaç: Yapılışı: Önce loru hazırlayın. Bunun için sütü kaynatın. Kaynamaya başladıktan sonra önceden sıkıp hazırladığınız limon suyunu içine dökün. Süt birkaç saniye sonra kesilmeye başlar. 2-3 dk kadar kaynattıktan sonra ocağı kapatın. Üstte bir peynir tabakası, altta sarımsı (yoğurt suyu gibi) bir su görülecektir. Bir tülbent (veya elek) yardımıyla bu suyu süzdürün. Üstte kalan tabaka lor peynirinizdir. İyice suyu süzülen ve biraz ılıyan loru bir tabağa alıp içine 2,5 yemek kaşığı şekeri karıştırın. Bu karışım güllacınızın içi olacak. 0 | 105 izlenim |
|
|
|
|
| Güncel Haber Siyaset Haber Magazin Haber Spor Haber Ziraat Haber | Copyright @ 2011 Tüm hakları saklıdır. ZIZA | 3D Ajans Reklam |
|