1

Konu: Andırın, yöresel deyimleri

Andırın, Kahramanmaraş ilinin bir ilçesidir.
Andırın, yöresel deyimleri
adı batasıca : domuz
ağzı kavlak : sır tutamayan
ağzı yumulasıca : ölesice
aladağdan serin : çok sakin
alafa gitmek : düşünmeden gitmek
alıp yatırmak : kaçıp gitmek
alkış verme : dua etmek
araya gitmek : işe yaramaz olmak, boş yere heder olan
arnı durnuk : aklanma paklanma
ayakyoluna itmek : tuvalete gitmek
başak yapma : hasattan sonra tarlada kalan ürünlerin kendileri adına toplanması
batal olmak : nesli tükenmiş olamak
bayrak dikme : düğün kurmak
bir solukta : çok çabuk, hemencecik
boncuk gibi : tertemiz
buzağı kazzığı : kısa boyulu
canına sine : keyfine göre
cartayı çekmek : ölmek. Bozulmak
caykıl gitmek : aniden düşmek
cıbıdığı çıkama : ıslanmak
cılkı çıkmak : özelliğn kaybolması, amacın dışına çıkılmas
çakal öldüye vurmak : uyur gibi yapma
çocuk oyuncağı : çok kolay
dışlığı gelmemek : zamanı geçmemek, yapacak iş bulamamak, zamanın sıkıntılı geçmesi
dipili düşmek : aniden gelme
don kazanı : çamaşır suyu isitılan kazan
don yumak : çamaşır yıkamak
dük atmak : gülle oyununda gülleyi havadan atarak rakip gülleyi vurmak
gadasını almak : derdini almak
ges gelmek : pantolnun belinin uymaması; kapı pencere gibi kalıpların yerine uygun olmaması büyük gelmesi
gişiye gitmek evlenmek
güman gelmek : şüphelemenek
gün dışlık vermemek : rahatsız etmek
güneşin bağrı : çok fazla güneş alan yer
hımır hımır etme : mırıldanmak
hış gibi : oldukça fazla
hışım çıktı : çok yoruldum
hışını çıkarmak : çok yormak, ezmek
ıslak yıkama : kilim, çul ve palazların yıkansı dere kenerında tokaçla vurarak
inne vurdurma : İlaç enjekte ettirme
kav gibi : çok hafif
kemçik ağızlı : Biri güzel olmayan söz söylerese ona ağzı kemçik denir
kör keseye : boşuboşuna ,pisipisine
mıkıyat olmak : sahip olmak, elinden kaçırmamak
mıncığını çıkarmak : ezmek
nur doğması : Gökkuşağı oluşması
ot atmak : ağıza ot (tütün kül karışımı) koymak
ot vurmak( ot döğmek) : tarladaki bitkiler içinde oluşan yabani otları kesmek
ödü ağca (ağra) : korkak
palazı çıkmak : yere serilmek,düşmek
partutuş olmak : şaşırmak. eli ayağı dolaşmak
sallan seyip : boş boş, amaçsız, kendini bırakmış halde gezen
sehep çıkma : tanıma ,ilgilenmesırt yumak çamaşır yıkamak
sıtkı sıyrılmak daralmak
sozalıp kalmak : apışıp kalmak
su dökmeye gitmek : tuvalete gitmek
tapına düşmek : denk gelmek
yasyapıldak : çıplak
yeni yaka : yeni evlenen ,yeni yuva kuran kişiler
yerini yazmak : yatak sermek
yernik gitmek : muradına ermeden
yıldır yıldır etmek : parıl parıl olan
yumuş buyurmak : iş verme bitişi yapmasını isteme
zamanın behrinde : o zamanda, geçmiş zamanda
zobayı kaymak : sobaya odun atmak, tutuşturmak.