1

Konu: Baş ağrısı

Baş ağrıları toplumumuzda çok sık rastlanan bir şikayet olmasına rağmen maalesef yetersiz bir şekilde teşhisi ve tedavisi olmaktadır. Hastalar nereye gideceklerini bilmeden hekim-hekim gezip şifa aramaktadırlar. Unutmamak gerekir ki devamlı olan ve ağrı kesici ilaçlara cevap vermeyen baş ağrıları'nı ciddiye almak gerekmektedir. Bu tür ağrılarının bir kısmının sebebi ciddi damar tıkanıklıkları veya beyin tümörleri olmaktadır. Ayrıca bazı beyin tümörlerinin tek belirtisi sadece inatçı bir baş ağrısı olabilmektedir.

Baş ağrıları'nın en sık sebeplerinin başında stres tipi baş ağrıları gelmektedir. Oluşan ağrı baş ve boyundaki kasların değişik sebeplerle kasılması sonucu olmaktadır. Depresyon, üzüntü, uykusuzluk, başın rahatsız pozisyonda uzun süre durması ağrılara sebep olmaktadır. Ayrıca alkol, aşırı çay ve kahve tüketimi de baş ağrıları'nı artırır. Boyun eklemlerinde kireçlenme, boyun fıtığı ve diş problemleri olan hastalarda hekimlere genellikle şiddetli baş ağrısı şikayeti ile başvurmaktadırlar.

Migren ise genellikle halk arasında 'yarım baş ağrısı' olarak bilinmekte ve beyindeki sinirlerin etrafındaki damarlardaki genişlemelerin bu ağrılara sebep olduğu sanılmaktadır. Zonklayıcı tipte şiddetli baş ağrısı olan migrende genellikle alkol alımı, uyku, parlak ışıklar ve çikolata başta olmak üzere bazı yiyecekler ağrı ataklarını başlatabilmektedir.

Baş ağrısı yapan çok çeşitli hastalıklar vardır. Sinüzit, stres, boyun omurlarında kireçlenme, kafatası içinde yer işgal eden kitleler, tansiyon yüksekliği, migren, bazı psikolojik rahatsızlıklar, bazı sistemik hastalıkların semptomu şeklinde izlenebilir.

Migren psikosomatik bir hastalıktır, yani hastalığın zeminin de psikolojik bozukluklar vardır. Nöbetler şeklinde seyreden ağrılar olur. Stres, üzüntü, dokunan gıdalar ağrıyı artırır Tedavisi mümkündür. Koruyucu ilaç tedavisi ile ağrıların gelmesi önlenebilir. Baş ağrısı olan kimselerin nöro-psikiyatri bölümünde muayene olması, testler, tahliller yaptırması iyi olur. Beyin tomografisi çektirerek kitle olup olmadığına baktırmalı, sinüs filmi ile sinüzit araştırılmalı. Sakin stresten uzak bir hayat sürmeniz halinde baş ağrılarınız azalır.

2

Cvp: Baş ağrısı

Baş ağrıları'nın sebepleri
- Ateşli hastalıklar (grip, soğuk algınlığı)
- Göz, diş, kulak ve burundaki rahatsızlıklar
- Aşırı yemek ve aşırı açlık
- Alkol kullanımı
- Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, veya sarsıntılar
- Beyin urları
- Beyin kanamaları
- Saralılarda görülen baş ağrıları
- Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları
- Mide kanamalarından sonra görülen baş ağrıları
- Zona hastalığının sebep olduğu yakıcı ağrılar
- Menenjit hastalığı
- Tansiyon düşüklüğü veya yüksekliği
- Güneşte fazla kaldıktan sonra görülen baş ağrıları
- Fazla çalışma veya ruhi çöküntülerin sebep olduğu baş ağrıları

3

Cvp: Baş ağrısı

Basit önlemler
Baş ağrısı ile başa çıkabilmek için ağrı kesicilerden yararlanabilirsiniz. Doktorun tavsiye ettiği bu ilaçları zamanında almalısınız. Ayrıca bazı basit önlemlerle de ağrıdan kurtulabilirsiniz. Ağrının şiddetini, ne zaman ortaya çıktığını saptayabilirseniz, gelecek sefer daha kolay geçmesini sağlayabilirsiniz. Ilık duş, uyku ve masaj baş ağrısını gidermek için kullanılabiliyor. Özellikle migreniniz varsa sigaradan uzak durun. Düzenli egzersiz ve gevşeme teknikleri de hayli yararlı.

İlaçlara dikkat
Baş ağrısı için satılan dört ağrı kesiciden biri, aspirin, parasetamol, ibufrofen veya naproksen (Etken maddeleridir). İlk ikisi daha ucuz diğerleri pahalı. Parasetamol dışındakilerin hepsi mide kanamasına kadar varabilen yan etkilere sahip. Parasetamol ise fazla dozda alındığında karaciğeri olumsuz etkiliyor. Ayrıca aspirine alerjisi olanların parasetamol dışındaki ilaçları dikkatle kullanmalı veya doktorun tavsiyesine göre hiç içmemeli.

Baş ağrısı'nın tetikçileri
Roche, her ay yayınladığı sağlık dosyasında, bu kez baş ağrısı'nı inceledi. Önce baş ağrısına neden olan yani ''tetiği çeken'' etkenler anlatılıyor. İşte uzmanların saptadıkları: Stres, kırmızı şarap ve bira başta olmak üzere alkol, çikolata, iklim, mevsim, yükseklik ve uçak yolculuklarında zaman dilimi değişimleri, uyku veya yemek zamanlarındaki farklılıklar, adet dönemlerinde, gebelik ve menopozda hormon değişiklikleri, hava kirliliği, havasız odalar, alışılmadık kokular, şiddetli veya yanıp, sönen ışık kaynakları.

İlaç ve alkol
Ağrı kesicileri kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Sağlık sorunlarınızı çok iyi bilin. Alerjilerinizin tespit edilmesini isteyin. Eğer başka rahatsızlıklarınız için kullandığınız ilaçlar varsa, ağrı kesici alırken, doktora herhangi bir olumsuz etkileşimi olup, olmadığını sorun. Ağrı kesici aldığınızda alkolden uzak durun. Çünkü mide kanaması riskini artırıyor. Ağrı kesicileri süt veya yemekle için. Bu ilaçları gerekenden uzun süre kullanmayın.

Ağrısız "baş ağrısı"
Amerikalı bilim adamları, baş ağrısı yapmayan fakat baş ağrısı'nın yol açtığı sorunları ortaya koyan bir rahatsızlık tespit ettiler. Amerikan nöroloji Akademisinin yayın organı olan "Neurology" dergisinde yer alan raporda, 22 yaşındaki bir hastada belirlenen durumun, her bin kişide bir meydana gelen ve başın bir tarafına kümelenen ağrılı rahatsızlığın ağrısız hali olduğu bildirildi. Ağrısız baş ağrısı'nın da, nörolojik rahatsızlıklar yaptığı, göz yaşarması, göz bebeklerinin çekilmesi, göz kızarması, sinüslerde tıkanıklık gibi sorunları ortaya çıkardığı bildirildi. İlk kez böyle bir vakanın görüldüğünü belirten bilim adamları, şikayetçi hastada altı hafta süren durumun, günde birkaç kez tekrarlandığını ve 1,5 ay sonra durduğunu kaydettiler. Altı yıl sonra tekrar aynı sorunlarından şikayetçi olan hastanın, bu defa, sol gözünün etrafında rahatsızlığın meydana geldiği ve her defasında 90 dakika devam ettiği bildirildi.

Baş ağrısı kadınları seviyor
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim üyesi de olan Prof. Dr. Cankat Tulunay, baş ağrısı konusunda kamuoyuna uyarıcı bilgiler aktardı. Tulunay, baş ağrıları'nın 13 ana başlıkta toplandığını ve 100'ün üzerinde değişik baş ağrısı olduğunu anlattı. Asıl baş ağrıları'nı, migren, demek baş ağrısı, gerilim tipi baş ağrısı ve ideopatik (yapısal) baş ağrısı şeklinde 4'e ayıran Prof. Dr. Tulunay, birincil baş ağrıları'nın yüzde 80'inin 'gerilim tipi' olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Tulunay, ''Bunun da en önemli nedeni strestir. Türkiye'de de maalesef stres ve strese bağlı baş ağrısı çok yaygın'' dedi.

İkinci nedeni ilaçlar
Prof. Dr. Tulunay, stresten sonra 'Doktorların dahi bilmediği' ikinci en büyük baş ağrısı nedeninin alınan ilaçlardan kaynaklandığını belirterek, ''Aşırı baş ağrısı için alınan ilacın kendisi baş ağrısı yapar. Panalgin, Vermidon, Minoset, Termalgine, Cafergot (Ergo grubu) gibi ilaçlar günlük baş ağrısı yapar. İlaçlardan kaynaklanan başağrısını tedavi etmek en zorudur'' dedi.

Bilinçsiz ilaç kullanımının ölüme kadar giden çok çeşitli sakıncaları bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Tulunay, şu uyarılarda bulundu:
Kendi kendinize ilaç kullanmayın.
Komşunuzun ilacı komşunuzun baş ağrısı içindir.
Doktorun verdiği tedaviyi tam uygulayın.

İlaç tedavisine başlamadan, sizde baş ağrısı'na yol açan 'tetikleyici faktörler'den sakının (Alkol, klima, yüksek irtifa, aşırı sıcak, güneş gibi faktörler).

Baş ağrısı birkaç günden fazla sürerse mutlaka doktora başvurun.
Migrenle savaş için düzenli uyku uyuyun, düzenli gıda alın. Aşırı seks, aşırı uyku ve dinlenme de başağrısını etkileyebileceğinden, aşırılıklardan kaçının.

Her baş ağrısı'nda, özellikle nedeni belliyse, doktora gitmeye gerek yok. Ancak baş ağrısı birkaç günden fazla sürerse, ağrıya bulantı-kusma-görme, konuşma ve yürüme bozukluğu varsa derhal doktora başvurun.

Tanı ve tedavi yöntemleri
Türkiye Başağrısı Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay, Dünya Baş ağrısı Konsorsiyumu'nun 9 üyesinden biri. Konsorsiyum, 31 Ağustos'ta Londra'da toplanacak ve baş ağrısı ile ilgili tanı ve tedavi yöntemlerini belirleyecek. 3.5 milyon dolarlık bu projenin tamamlanmasıyla, baş ağrısı'nda kullanılacak ilaçlar ve uygulanacak tedaviler konusunda ilkeler önerecek. Dünya Baş ağrısı Konsorsiyumu, Avrupa Nörolojik Bilimler Federasyonu, Uluslararası Başağrısı Derneği, Dünya Baş ağrısı Federasyonu, ABD Nöroloji Akademisi ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) temsilcilerinden oluşuyor ve 9 üyesi bulunuyor.

Ağrı deyip geçmeyin
Başımızdaki sinsi düşmanla mücadele edebilmek için nedenlerini ve tedavi yöntemlerini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

4

Cvp: Baş ağrısı

Baş ağrısı, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor, huzursuz ediyor, bazen de dayanılmaz acılara neden oluyor. Ne zaman geleceği belli olmuyor ve geldiğinde de gitmek bilmiyor. Yaşam kalitesini en çok bozan hastalık olan baş ağrısı'nı çekmeyen yok gibi... Ama baş ağrısı türlerini yeterince tanıyor muyuz? Başımızdaki bu sinsi düşman, iki ana başlık altında tanımlanıyor. İlk grup, baş ağrısı'nın hastalık olduğu durumlar. İkincisi ise başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkan ağrılar....

Farmakolog Prof. Dr. Cankat Tolunay, baş ağrısı türlerinin çok çeşitli olduğunu belirtiyor: ''Migren, kadınlarda daha yaygın olarak görülen bir baş ağrısı türüdür. Tek taraflı, zonklayıcı bir ağrı şeklidir. Hem hekim, hem de hasta için, sabır isteyen bir tedavi gerektirir. Şiddetli bulantı, kusma veya ışığa karşı duyarllık gibi etkiler hastayı çok rahatsız eder. Günlük fiziksel aktiviteler ağrının şiddetini arttırır. Migren hastalarının büyük çoğunluğunda genetik yatkınlık aranır. Kadınlarda adetten önce ve sonra ağrıların arttığı görülür. Bunun nedeni hormon düzeyindeki artışlara bağlı olabilir'' diyor.

Dr. Tolunay, migrenin tanınan yedi şekli bulunduğunu söylüyor: ''Auralı olanlar, önceden belirtileri olan ağrı tipleridir. Aurasız olanlar ise bir belirti göstermezler. Auralı tipin habercileri, görme alanı içindeki ışıklar, karanlık noktalar, görme bozukluklarıdır. Bu kışkırtıcı faktörlerden kaçınmak ve düzenli bir hayat yaşamak tedavinin başlangıcını oluşturuyor. Koruyucu ilaç tedavisi, her ay, üçten fazla, şiddetli atak geçiren hastalara uygulanır. Ağrıların şiddeti, normal yaşamlarını etkileyen hastalara, mutlaka doktora başvurmalarını ve gelişi güzel ağrı kesiciler kullanmamalarını öneririm.''

Demet baş ağrısı erkekleri tehdit ediyor
Baş ağrıları'nın gruplar ya da demetler şeklinde meydana geldiğini belirten Dr. Tolunay, nedenlerin pek bilinmediğini vurguluyor; 'Az rastlanan bir baş ağrısı şekli olan demet tipi, daha çok erkeklerde görülüyor. Kafadaki kan damarlarının genişlemesi ile ortaya çıkıyor. Ağrı, çok şiddetli, kesici, batıcı şekilde tek taraflı olarak tanımlanıyor. Ağrının şiddeti nedeniyle hasta oturamaz, devamlı dolaşır hale geliyor. Genellikle kısa sürüyor 30 ila 45 dakika sonra kesiliyor. Çok düzenli ortaya çıkabiliyor, genellikle aynı saatte gözleniyor ve ''alarmlı saat tipi baş ağrısı'' olarak da adlandırılıyor. Demet baş ağrısı hastayı sabah erken saatte ya da gece uykusundan bile uyandırabilecek şiddette olabiliyor. Bu ağrı, genellikle sonbahar ya da ilkbaharda ortaya çıkıyor, ancak kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Çok az alkol ve sigara bile, atakları hızlandırabiliyor. Tedavide en etkili yöntem, saf oksijen koklamak, çünkü ağrı kesiciler etki yapmıyor.''

Masaj gerilim tipi baş ağrısı'nı yok ediyor
Gerilim tipi baş ağrısı'nın da sık görülen bir ağrı şekli olduğuna değinen Dr. Tolunay, ağrının, sıklığı ve şiddeti arttığında bir sağlık problemi olabileceğini söylüyor; ''Klasik olarak gerilim tipi baş ağrısı, alın, şakaklar ve arkaya doğru uzanan bölgeleri saran bir band şeklinde ortaya çıkıyor. Stres, depresyon, aşırı uyku, az uyku, açlık, soğuk, sıcak, ağrıya neden olabiliyor. Bu baş ağrısı epizodik ve kronik olarak iki kategoride inceleniyor. Epizodik gerilim tip baş ağrısı'nda, ağrı, devamlı ve iki taraflı, sıkıcı, patlayıcı şekilde tanımlanıyor. Günlerce süren tekrarlayıcı ağrı atakları olabiliyor. Ağrı, hafif ve orta şiddette kendisini hissettiriyor, günlük aktivite ile artmıyor. Bulantı yapmıyor fakat ışığa ya da sese hassasiyet tespit ediliyor. Süreğen gerilim tipi baş ağrısı ise, bir ayın, 15 gününü ağrılı geçirmek şeklinde, en az altı ay sürebiliyor. Genellikle sıkıcı, basıcı karakterde, hafif ya da orta şiddette, iki taraflı, sese ve ışığa duyarlılığı arttıran tipte olabiliyor. Aşırı ilaç kullanımına yol açıyor. Gevşeme terapisi ve ilaç dışı tedaviler de deneniyor.

Ağrıyı artıran nedenler:
Uyku düzenindeki değişiklikler
Stres, üzüntü, sıkıntı
Aşırı yorgunluk
Kan damarlarında, genişlemeye neden olan ilaçlar
Parlak ışıklar, güneş ışığı, floresan ışıkları, TV ve sinema izlemek
Aşırı gürültü

Koluma iğne yaptırayım mı?
Uzun bir süreden beri başımın arka kısmında ağrı var. Bu ağrı zaman zaman boynuma doğru iniyor. Bunun için zaman zaman ilaçlar kullanıyorum. O an için fayda ediyor ama bir süre sonra ağrı tekrarlıyor. Son zamanlarda kolumda da uyuşma ve ağrı olmaya başladı. Bu da ilaçla azalıyor. Ben sürekli ilaç kullanmak istemiyorum, midemde de sorun var. Bir yakınım dizindeki ağrı için iğne yaptırmış. Acaba ben de koluma böyle iğne yaptırsam yararı olur mu?

Başınızın arkasını, boynunuzu etkileyen ağrılarla, kolunuzdaki uyuşma ve ağrıların kaynağı aynı.Boyun omurlarının kireçlenmesi ve aralarındaki disklerin deforme olarak sıkışması, bu bölgedeki kasları olduğu kadar duyu ve hareket sinirlerini de etkilemektedir. Kökü sıkışan sinirlerin yayıldığı bütün alanlarda ağrı duyulacağı için siz bütün kolunuzda ağrı hissediyorsunuz. Yani olay kolunuzda değil, boynunuzdadır. Bu nedenle kolunuza iğne yapılmasının hiçbir anlamı yok.
Hasta-hekim diyaloğu önemli

Baş ağrılarında teşhis kolay, fakat tedavi güçtür. Bu güçlüğün büyük kısmı hasta-hekim diyaloğunun tam olmamasından kaynaklanabilir. Baş ağrısı şikayeti ile bir hekime başvuran hastaların çoğu genellikle 'o doktor benim, bu doktor senin' gezmiş olurlar.

Hastanın hekime güvenememesi, ilaçların yan etkilerine bir süre için sabır gösterememesi tedavinin yarım kalmasına, hastanın ümitsizliğe düşmesine yol açabiliyor. Bu konuda hayli mesai sarf etmiş hekimlerden Nörolog Dr. Ali Akben bu konudaki tecrübesine dayanarak hasta ve hekimlere şu programı tavsiye ediyor:

İlk adımlarda azami gayreti göstermek.

Hasta-hekim diyaloğunda fedakarlıktan kaçmamak ve hastaya zaman ayırmak.

Kullanılacak ilaçların sayısında ve miktarında aşırı titiz ve tutumlu olmak.
Zaman zaman yapılan kontrol ve değerlendirmelerle programın planlı ve hedefe doğru gidip gitmediğini takip etmek.

Haftalık ve aylık takiplerde iyileşme görülmeyen hastaları yeniden değerlendirmek.

Yeniden değerlendirilen son grup hastalarda tıbbi ilaç tedavileri dışında akupunktur, Maser, TENS, TCES gibi alternatif tedavi yöntemlerini uygun ve yerinde kullanarak hastalara bu konuda yeni imkanlar sunmak.

Baş ağrısı'nı ciddiye alın
Baş ağrılarının organizmadaki basit bir rahatsızlıktan kaynaklanabileceği gibi, beyin urlarının habercisi de olabileceği, sürekli ve şiddetli başağrısı çekenlerin, mutlaka bir uzmana başvurması gerektiği bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Acar, yaptığı açıklamada, sinüzit, sinirsel hastalıklar, diş çürükleri, göz bozuklukları ve bazı enfeksiyonel rahatsızlıkların da baş ağrısı yapabileceğini belirterek, "Beyin urlarının en belirgin özelliği, şiddetli baş ağrısı, şahsiyet değişikliği ve his kusurlarıdır'' dedi.

Beynin ön lob bölgesinde oluşan urların ani körlüklere yol açtığını, his ve kuvvet kusurları, sağ ve sol tarafta görülen kısmi felçler, sara nöbetleri, kadın ve erkeklerde göğüslerden süte benzer sıvı gelmesi, adet düzensizliği gibi durumların da beyin urlarının habercileri arasında olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Acar, şunları söyledi: "Organizmanın denge mekanizmasını sağlayan beyin, yılda en az iki defa kontrolden geçirilmelidir. Röntgen filmi ile beynin taramadan geçirilmesi, erken teşhiste büyük yararlar sağlamaktadır. Çünkü, beyin urlarının birden patlak veren veya sinsi, yavaş gelişme gösteren türleri mevcuttur. Erken teşhisle tedavide büyük başarı sağlanmaktadır.

Beyinde ur oluşumunun nedeni tıbbi yönden henüz bilinmemektedir. Beyin hastalıklarıyla ilgili geniş bilgiler aktarılarak vatandaşlar bilinçlendirilmelidir. Bu konuda uzmanlara ve özellikle medyaya büyük görevler düşmektedir.''
Kaynak: kadinlaricin.net