1

Konu: Din

Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibadetler bütünü.

Zaman zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi, bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır. Din tarihine bakıldığında, birçok farklı kültür, topluluk ve bireyde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu görülür. Arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü, köken itibariyle "yol, hüküm, mükafat" gibi anlamlara sahiptir.
Tanımlar
Din kavramı Encyclopedia.com'da şöyle tanımlanır:
"Din üyelerine bir bağlılık amacı, bireylerin eylemlerinin kişisel ve sosyal sonuçlarını yargılayabilecekleri bir davranış kuralları bütünü ve bireylerin gruplarını ve evreni bağlayabilecekleri (açıklayabilecekleri) bir düşünce çerçevesi veren bir düşünce, his ve eylem sistemidir."

Türk Dil Kurumu sözlüğünde:
"Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet" ve "Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen" şeklinde tanımlanır.

Farklı din tanımlamaların ortak noktaları birleştirildiğinde, din insanlara bir hayat tarzı sunan, onları belli bir dünya görüşü içinde toplayan kurum, bir değer biçme ve yaşama tarzı; yaratıcıya isteyerek bağlanma, birtakım şeyleri duyma, onlara inanma ve onlara uygun iradi faaliyette bulunma olgusu; üstün varlıkla ona inanan insan arasındaki ilişkiden doğan deneyimin inanan kişinin hayatındaki etkileri olarak tanımlanabilir.

Genel olarak din, doğaüstü bir nitelik taşır, mukaddestir, değişmezdir (dogmatik) ve gönülden bağlanmayı yani teslimiyeti gerektirir. Pek tabii ki din tanımı, özellikle dini bir bakış açısından, her farklı dini grup ve dinde çeşitlilik gösterir. Dinin taşıdığı nitelik ve öğeler de farklı dinlerde büyük bir değişiklik ve çeşitlilik göstermektedir.

Din kavram, anlayış ve türlerinin gelişimi tam olarak bilinemediği gibi tam olarak belirlenememektedir de. Bunun en büyük nedeni, açıkça ayrıştırılabilecek devrelere sahip olmamasıdır. Yine de, özellikle 1800'ler sonrası yapılan arkeolojik kazılar ve dünyanın geri kalanından izole edilmiş kültürlerin antropolojik ve tarihi yapılarına dair elde edilen bilgi ve gözlemler sayesinde, bir kronoloji elde edilememiş olsa da bir tipoloji geliştirilebilmiştir.

Bugün eldeki bulgular ve var olan kültürel çeşitlilik sayesinde, gerek eski gerek yeni farklı din tipleri, formları ve anlayışları tanımlanmıştır. Bu tanımlamalar akademisyenler arasında çeşitlilik gösterse de belli bir oranda benzeşmektedir.

2

Cvp: Din

Adak - Herhangi bir dilek yerine geldiğinde karşılığında yapılacağı veya verileceği söylenen şey ve bunun sonucunda insanın kendisini Tanrıya karşı yükümlü kıldığı durum. Osmanlıca Nezir kelimesinin Türkçe karşılığıdır. Kutsal varlıklardan yardım dilemek amacıyla kurban kesme, saçı verme, mum yakma, para bağışlama gibi eylemlerde bulunma taahhüdü. Bu yüklenim yerine getirilmediği takdirde kişinin başına olumsuzluklar, hatta felaketler geleceğine inanılır. Bazı kültürlerde Adak Heykeli kavramına bile rastlanmaktadır. Çünkü bu söz Tanrıya karşı verilmiştir. Adak uygulaması ve törenleri hemen her dinde -farklı biçimlerde ve farklı subjelerle olsa da- mevcuttur. Adamak fiili ile de kullanılır. Türk kültüründe en yaygın olan uygulama adak kurbanı ve adak sadakasıdır. Adak orucuna da rastlanır. Bir dilek yerine geldiğinde, önceden adandığı biçime uygun olarak ya kurban kesilir ya da yoksullara para verilir veya oruç tutulur. Ayrıca kendisini bir işe bütünüyle vermek veya o uğurda feda etmek anlamında da kullanılır.

3

Cvp: Din

Kurban, ilah olarak kabul edilen ya da yüceltilmiş bir varlığa sunulmak üzere öldürülen canlı. Bir dileğin gerçekleşmesi için sunulan kurbana ise adak denir. Antik çağlardan beri tanrıları veya yüce kabul edilen varlıkları memnun etmek, felaketlerden korunma ve benzeri amaçlar doğrultusunda insanlar ve hayvanlar kurban edilmiştir. Ancak kurbanın, bazı dönem ve uygarlıklarda sadece tapılan ilaha değil aynı zamanda libasyon yani sıvı adağı ile ölülere de sunulduğu bilinmektedir. Bu libasyon törenlerinde şarap ve çeşitli bira gibi sıvıların kullanılmasının yanı sıra taze insan kanı da kullanılmıştır.


EtimolojiTürk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divanü Lügati't-Türk'te kurban karşılığı olarak "yagış" kelimesi geçmektedir.
Yagış, İslam'dan evvel Türkler'in adak için, yahut Tanrılara yakınlık elde etmek için putlara kestikleri kurban" olarak anlamlandırılmıştır.
Yine aynı eserde ıdhuk (ıduk) kelimesi geçmektedir. "
Idhuk: Kutlu ve mübarek olan her nesne. Bırakılan her hayvana bu ad verilir. Bu hayvana yük vurulmaz, sütü sağılmaz, yünü kırkılmaz; sahibinin yaptığı bir adak için saklanır." şeklinde tanımlanmıştır.

İslamda kurban
İslam'da kurban, Kurban Bayramı'nda belirli nitelikleri taşıyan hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Hanefi mezhebine göre kurban kesmek vaciptir. Diğer mezheplerde ise sünnettir. Kurban'da Allah için kan akıtmak önemlidir. Kurban etinin tümü kesen aile tarafından tüketilebilir. Ancak kurban etinin fakirlere dağıtılması ayrı bir sevap olacaktır.

Kurban yalnızca Kurban Bayramı'nda kesilmez. Adak amacıyla veya Allah'ın yardımını gördükten sonra şükretmek için de kurban kesilebilir. Adak kurbanının eti birinci dereceden akrabalar tarafından yenilemez.

Hac Süresinin 36. ayetinde kurbanla ilgili olarak şunlar tebliğ edilmiştir:
"Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik."